|
ATATÜRK İNEBOLUDA 25 Ağustos 1925 yılında Kastamonu' ya gelen ATATÜRK ,Tüccar Mustafa Battal Mehmet Hamdi, Kabaali,Eczacı Ali Haydar ,Kayıkçılar Kahyası İlyas Kaptan ,Mehmet Sabri, Aziz Uzun ,tarafından İnebolu'ya davet edilmiş, Atatürk' de daveti memnuniyetle kabul etmiştir . Öğleden sonra İnebolu'ya hareket edilmiş ,Ecevit de verilen molada ;İsmail Ağanın ünlü yoğurtlu Ecevit çorbası yenilmiştir .İnebolu Belediye başkanı Hüseyin KAŞİF BEY Atatürk e hizmet etmesi için İstanbul'dan ünlü Abdullah Efendi lokantasından dört kişilik ekip getirtmiştir. 25 Ağustos 1925 Salı günü akşam üzerine doğru , Atatürk'ü iki çay mevkiinde, Türk Ocağı Gençleri karşılamıştır.Çatalkaya'dan hareketle Askerlik şubesi önünde başı açık arabadan inmişler ,İlçe Kaymakamı ,Hakim ve Savcılar ,Askerlik Şubesi Subayları Belediye Başkan ve Üyeleri,Ticaret Odası ,Esnaf Dernekleri ,Kayıkçılar Loncası Üyeleri Hükümet ve Belediye memurları, Öğrenciler,kadınlı erkekli kalabalıklar tarafından karşılanmıştır. Büyük cami önüne gelindiğinde, tekrar arabadan inmiş ,kendini bekleyen coşkulu kalabalığı selamlayarak yürümüş ,çarşı içinde kendisi için kurulan kayık ve kağnıdan oluşan takın altından geçerek ,Belediye Başkanı Hüseyin Karagülleoğlu'nun evinde istirahata çekilmişlerdir. 26 Ağustos1925 günü öğle vakti, Mareşal üniformasıyla evden çıkmış, Belediye'ye gelmiştir. Belediye Başkanından İnebolu'nun sorunları hakkında bilgi almış ,sokakları düzgün ve temiz bulduğunu söylemiştir .Belediye başkanı da 1886 yılındaki büyük yangından sonra Abdurrahman Paşa tarafından sokakların düzgün ve binalarında yangına karşı taş kullanılarak kagir yapıldığını söylemiştir (Hacı Ziya Efendi adındaki halktan bir kişi, sokakları dolaşır, tulumbacılar tarafından günde iki sefer yıkanan sokaklara nezaret eder, temizliği teşvik edermiş.) Daha sonra Türk Ocağı Başkanı Şükrü Ustaoğlu'yla görüşmüş,O zaman Türk Ocağında,zengin bir Kütüphane ,Müzik ve Spor Kolları olduğunu sahnesinde Piyes, Tiyatro oynandığını bunu köylülerin dahi izlediğini anlatmıştır . Sonra Esnaf temsilcileriyle görüşmüş, Kayıkçıları, kabul etmiş,”Sizin hizmetlerinizi öteden beri takdir ederim, Her vakit her surette vatan emrinde bulunacağınıza kaniyim, yaptığınız hizmetleri hiç unutmayacağım “ demiştir. Devamında, Gümrük Hamallarını ve Öğretmenleri'de kabul etmiştir Buradan Hükümet Binasına geçmişler, balkondan denizin güzelliğini seyretmişler,o sırada, Heyamola oyununu oynayan kayıkçıları görmüşler ,ve seyretmişlerdir. Köprüden geçerek Boyranaltına doğru yürümüşler, Hacı derviş oğlu Mehmet Sabri efendi mağazası önünde durmuşlardır. Mağaza sahibi önceden hazırlık yapmış olduğundan, davet etmiş ve ikramda bulunmuştur O sırada güneş batmak üzere olduğundan gün batımını seyretmiştir. (İnebolu Güneşin Denizden doğup, Denizden battığı ender yerlerden birisidir Yaz mevsiminde güneşin doğuşuna ve batışına göre hava tahmini yapabilirsiniz. Akşam güneş batarken kızıllık yaparsa, biliniz ki ertesi gün hava güzel olacak; sabah güneş doğarken kızıllık olursa hava bozacak demektir). Mağazadan ayrılmışlar, ağaç kalasların üzerinde çaydan, teker teker karşıya geçmişler Gümrük sokağından.Hamallar Kahvesi önünden yavaş yavaş yürüyerek , kalacakları eve geri dönmüşlerdir . Gece Türk Ocağı Gençleri, Kayıkcılar Cemiyeti,Öğrenciler Fener Alayı düzenlemişler,Havai fişekler atılmış ,davul zurna çalarak eğlence tertip edilmiştir. Atatürk'te “Hakkımda bu derece samimiyet,muhabbet ve bağlılık gösteren muhterem İnebolu'lulara,oyunlarını zevkle takip ettiğim mert ve cesur denizcilere, teşekkür ederim demiştir” . 27 ağustos 1925 Perşembe günü, İnebolu Türk Ocağında hazırlıklar yapılmış bayraklar ve çiçeklerle donatılmıştır.Öğleden sonra saat 15 de ,Gazi Mustafa Kemal dört Milletvekili arkadaşı,Yüksek Rütbeli Paşalar ve maiyetiyle beraber , yaya olarak, siyah renkli bir elbise giymiş, serpuşu elinde , halkın arasından geçerek Türk Ocağına gelmişler. Hukuk talebesi olan Mustafa Selim bir konuşma yapmış, “Sevgili Gazi ;Büyük asil ve necip milletimizi ,mübarek vatanımızı düşmanların esaretinden,taarruzundan,kurtardıktan ,bu günkü medeniyet asrında ,iş ve iktisat dünyasında mesut ve müreffeh olmak ve yaşayabilmek için,mazinin sakin mirası milletimiz için tehlike olan her nevi geri teşkilatı ve müessesatı kaldırdıktan sonra,Türk milletini ,maddeten manen ve iktisaden terakki ve tekamüle sevk edebilmek üzere ,en doğru,en kısa, refah yollarını gösteriyorsunuz” demiştir . Mustafa Selim alkışlandıktan sonra, Atatürk tarihi nutkunu söylemiştir . “Hanım ve Bey arkadaşlarım ,bana huzuru nezihanenizde söz söylemek fırsatının verdiğiniz için çok bahtiyarım .Arkadaşlar bu havaliyi görmek benim için mukaddes bir emel idi .Medeni ve beynelmilel kıyafet bizim için çok cevherli milletimiz için layık bir kıyafettir. Ayakta iskarpin veya fotin, bacakta pantolon yelek, gömlek, kravat, yakalık, ceket, ve bittabi bunların tamamlayıcısı olmak üzere, başta( siperi şemsli) serpuş, Bunu açık söylemek isterim; BU SERPUŞUN İSMİNE ŞAPKA DENİR; redingot gibi, bonjour gibi, smokin gibi, frak gibi, işte şapkamız.” Atatürk daha sonra balkona çıkarak Kayıkçıların yarışlarını seyretmiş ;kendisi için hazırlanan üç çifte kayıkla ,yarım saat süren Deniz gezisi yapmışlardır .Denizden dönüşte otomobiller hazırlanmış, hep beraber kır gezisine çıkılmış ,Askerlik şubesi yanından geçilip ,Hastahane önünden devamla denize hakim olan düz tarla denilen yere varılmıştır Buradan da batmakta olan güneşin güzelliğini seyretmiştir. Mustafa Sıtkı Fakazlı
|